Yaşam Tecrübeleri

Incel Wiki sitesinden

Bir gün annem, kız yeğenime demişti: "Kızım buna vereceğine köpeğe ver daha iyi".Sadece manlet(kısa boylu) değil çocuğun tipi de maymuna benziyordu ama boyuna da hakaret etti.Çocuğun boyu da 170 ve bodybuilding yapıyordu, kızın boyu da 175'e yakın,kız uzun kalıyordu yani çocuktan.Annem bu olayı engelledi valla kız da başka birini buldu şimdi.

İftar programında çıkan bir adam "Dışgörünüşümle dalga geçiyorlar.Allah seni unuttu diyorlar.Çok zoruma gidiyor ağlıyorum" şeklinde hocaya söylüyor tvde.Anneme gösterdim bunu,herifin tipine güldü direkt

Ben anneme bakıyorum dedem tam bir ataerkil adam kadına en ufak saygı yok döver söver mantığıyla ilerleyen biri o bile zamanında çok dövmüş ezmiş ama yok halen chadleri anneme bile gösterdiğinde genç haliyle onları seçermiş.

Annem bana zor doğum yaptığını söyledi.Baya havasız kalmışım.Doktorun söylediğine göre az kalsın sakat kalıcakmışım.Bende mi otistim?Belirtiler uyuyor

Babamdan fiske yemedim ama annem acımasızdı ağzıma yüzüme çok girmişliği var

Anneme derim ki: "Ulan misafirlere söylesene benim odama girmeyecekler ben senin misafirini çekmek zorunda mıyım?" Kız odamın kapısını açıp tipimi gördüğü an kaçar evden zaten

Bak benim durumum daha vahim benim boyum 1 65 ablamın boyu 1 73.Kız benden uzun.Ablamın sevgiliside var iyi bir insan ama ben sevmedim *ruspu çoçuğu çok yakışıklı chad adamda 1 88 boy var.Bide gelmiş bana kızlar konusunda fikir veriyor tip var ama beyin yok mk içimi bir bilse şok geçirir de susuyoruz işte.188 adam bana akıl veriyor aynı şartlar dayız sanıyor afafddafasd.Sakalı var hemde baya güzel hafif kızıl gibi.Ama sakaldan önce çenesi dışa çıkık o güzel gösteriyor.Anam benim gibi 1 65 babam 1 78 falan.

Altımda 200 binlik araç var.Araba ev var.Para var eğitimde okuyom derslerim iyi kariyer yaparım ben tek sıkıntım boy pos yok.kızlar hep para için gelcek hiçbi zaman aşık olmıcaklar bana o çok koyuyo.Para için kullanıcaklar maddi çıkar hep.İşte duygusal boşluk olunca sıkıntı oluyor knk umarım kendimi kabtırmam yoksa sıçarlar ağzıma.

ben babami seviyorum annemle resmiyim cok. da kaale almam zaten etkisiz.babayla iyi gecinmek onemli

bizim komşuyu karısı aldatıyor.Bizimkiler 3 4 kez aynı adamı eve girerken görmüşler.Bir kere az kalsın yakalanacakmis eveleyip gevelemis.Kocası da 160 boyunda bir şey.Tam karşı komşumuz.Karısı da 140 Balıkesir *rospusu.6 7 aydır haberdar bizimkiler.Birkaç kez de dışarda görmüş babam.Annem dedi aldattığı adam da Uzundu Baya.Zaten kocası olan adamı seviyorum çok iyi adam.Masum saf.Sabahtan akşama kadar işte.Bu kadın servis muavini.

Spor salonunda zamanında bir manlet vardı erkekler bile dalga geçiyordu. Adam iyi kötü uğraşıp kas yapmaya çalışıyordu. Onunla bile dalga geçiyordular. Kızlar hele neler neler diyor. Cep herkülü filan diye küçümsüyorlar.170 e çıkarsın ameliyatla ama yine uzun değil Brutal.

Kardeşim 2002li amk ulan 2002liler direkt 1.80 doğuyor amk

Aşık olduğum kıza arkadaşları düşünsene x kişisinin seni öptüğünü demisler.Bu da iyyyyyyy demis.İyy nedir amk ya İnsan bunu insana yapar mi?Ne igrencligimi gördün kal*ak fahi*e

Liseden itibaren dejerene gençlerin arasında bulunma zorunluluğumuz olmasaydı(yoklama vb. ile), belki de bu acıları bu kadar çekmezdik.Bir şey olmuyorsa olmuyordur.Zorla insanlar arasında bizim moglanmamızı işkence olarak bize neden sunuyorsunuz ve bunu zorunlu kılıyorsunuz?İstediğiniz ders başarısıysa, inanın evde, günümüzün imkanları ile, okuldan kat ve kat daha iyi bilgileri edinebiliriz ve uzmanlaşabiliriz.Ama okulda moral olarak zaten kötü olup üstüne bizden iyi çalışma beklemeniz gerçekten abes kaçan bir şey. Üstüne bu da yetmezmiş gibi işte zorla grup çalışmaları ya da insanlarla muhatap olmamızı zorunlu kılıyorsunuz ve böylece iş performansı da ciddi oranda düşüyor. Bir şey üreteceğimiz varsa da üretemiyoruz bu yüzden.

Bazı öğretmenlerin yaptığı ikiyüzlülük durumu:

Tuvalet ihtiyacı geldiğinde öğrencilere,

Kızsa: Elbette kızım gidebilirsin. Erkekse: Banane altına yap gerekirse.

Not:Ya ikisine de izin vermeyin ya da ikisine de izin verin.Öteki türlü cinsiyetçilikten başınızı çıkaramazsınız.

Her acidan mukemmeldim ben.Soylenen her seyi yaptim.Ama burama kadar geldi.Insan bi oglunu tatile goturur.Cebine para koyar.Mesela benim disler 9dan beri berbat durumdaydi, 5 yil surdu bunlarin dis doktoru bulmalari.Benim kuzen yakisikli, hem hirsizlik yapar, hem kiz s*ker.Ona bi sey olmaz.Bana oluyor ama.Maddi durum daha da sacma.Sigaraya ickiye parasi var babamin, bana bayram harcligina yok.Simdi dee sanki basindan beri cok comertmis gibi davraniyo.Diyo sana o kadar para veeriyom.Dogurmasaydi beslemeyecekse.

Resmi yollarla hiçbir işim çözülmedi.İnsanların tek anladığı dil güçtür,radikalliktir,fiziksel ya da psikolojik kuvvettir.

Hiç unutmam lisedeyim o aralar , derse 10 dk geç gelmişim sınıfa benden 30 saniye önce kız gelen kızın numarasını yoklama kağıdından sildi hoca , sonra bende dedim hocam benimkisinide siler misiniz hayır dedi niye dedim canım öyle istiyor dedi

29 yaşına yaklaşan abim yazlıkta iken bir cafe'ye gidip kitap okuyordu kızların onun kitap okumasından etkileneceğini zannedip kızların yanına gelmesini umuyordu :D

Halbuki black pilli alsa o cafe'ye o amaçla hiç gitmezdi ve eve hayal kırıklığı ile gelmezdi

Kara hapın yararları

Bu dünyada doğru söyleyince saldırıya uğruyorsun.Siyah Hapı bilerek özgürleşiyorum. Ama ana akıma kanan çok aptal var.Kafalarını kullanmıyorlar. Kafalarına kuma gömüyorlar. Nietzsche doğru zamanda gelmiş, eğer şuanda gelseydi linç yerdi ve kitapları yayınlanmazdı bile.

Ahlak olmazsa insanlar içgüdülerine esir olur,toplum çöker.Her yer orman alanına döner.

Dış görünüşün sadece karşı cinsi etkileme konusunda değil, aynı zamanda günlük yaşantınızda da size çıkaracağı zorlukları anlamanız açısından sizlere lise zamanlarımda yaşadığım kısa bir olayı anlatacağım. Çirkin ve kısa bir erkek olmamdan dolayı hiçbir zaman arkadaş ortamlarının aranan adamı olmadım. Arkadaşlarım eğer akıllarına düşersem beni çağırırlar, onun dışında kendi aralarında kurdukları whatsapp gruplarında sözleşerek aktiviteler planlarlardı. Bir gün beni içinde kafelerin ve sanat sergilerinin olduğu büyük bir parka davet ettiler. Bir alışveriş merkezinin önünde buluştuk ve oradan yürüyerek parka doğru gittik. Park büyük ve kalabalık olduğundan girişte polisler bekliyor, şüpheli buldukları kişileri durdurup kimlik istiyorlardı. Arkadaşlarım parkın girişine doğru yönelmişken birden aklıma büfeye uğrayıp içecek bir şeyler almak geldi. İşaret edip büfeden içecek bir şeyler alacağımı ve onlara gitmelerini söyledim. Polislerin yanından gayet sakin bir şekilde geçip gittiler ve polis onlara kimlik sormadı. O sırada içecekleri aldım ve ben de parka giriş yapacaktım ki polislerin şüpheli bakışlarına maruz kaldım. Herkes rahat bir biçimde parka girerken polis beni durdurmuştu. Hem de hiç şüpheli bir hareketim yokken. Ellerimdeki poşetleri biraz üzüntü, biraz da öfkeyle yere bıraktım ve cüzdanımdan kimliğimi çıkardım. Polis kimliğimi alıp sorgularken hayatla ilgili çıkarımlar yapmaya başladım. Hayat zaten tecrübe etmesi zor bir deneyim iken çirkinlik, kısalık, mental problemler vb. dezavantajlar, hayatı iyice çekilmez hale getiriyorlardı. Avrupai tiplere ve uzun boylara sahip olan arkadaşlarım adeta masumiyeti temsil eder şekilde sorgulanmaya gerek dahi görülmemişlerdi. Saçlarımın yaşadığım mental problemlerden dolayı stresten dökülmesi, 1.73 gibi kısa bir boy, fazla kıllı bir vücut ve cildimin esmer olması polislerin gözünde beni 20 farklı suçtan sabıkalı, şeytani özelliklere sahip bir suçlu gibi mi göstermişti yoksa ?

6. ya da 7. sınıfa gidiyordum. Dershaneye toplu kayıt olmuştuk arkadaşlarla. Arkadaşlarımla beraber gidip geliyorduk dershaneye. Bazılarımız ayrı sınıflara düşmüştü ondan tenefüslerde bir araya gelmeye çalışıyorduk. Bir gün uzun aranın olduğu zaman kantine gittik arkadaşla (boyu uzundu 1.80+ falan) benim boy da 1.65 küsürdü o zaman. Kantinde tost siparişi verdik, o sırada 2 kız geldi, arkadaşımın tanıdığı kızlarmış. Konuşmaya başladılar birlikte ama ben hiç oralı değildim. Konuşmalarına müdahale etmedim kendi halimde tostumu bekliyordum. O an karşı cinsle karşılaşmanın heyecanı, bir yandan da hormonların da etkisiyle ufak (kırıcı olmayan) bir espri yapayım dedim. Tostlar geldi, kızın biri o sırada arkadaşıma: “Ama arkadaşının da boyu baya kısaymış ya” dedi ve güldü (nedenini anlamadım, belki de diğer her şeyin yakışmadığı gibi kısa adama espri yapmak da yakışmıyordur.). Yerin dibine girdim bu lafı duyduktan sonra. Arkadaşımın gözlerinin içine baktım, beni teselli etmek istercesine acıyarak baktı bana. Sonra konuşmaya devam ettiler, yavaşça uzaklaştım oradan. Bu esprinin daha berbatını uzun arkadaşım yapınca kahkahalar atmıştı, ben yapınca ise boyumla alay etmişti. Özellikle karşı cins tarafından alaya alınmak ergenlik çağındaki bir erkek için yıkıcı sonuçlara yol açabiliyor. Boyumu hiçbir zaman takıntı haline getirmeyen ben, bu olaydan sonra boyumun kısalığı yüzünden okul çıkışı eve gidip yorgan altında ağladım. Boyumla ilgili buna benzer daha birçok şey yaşadım fakat içlerinde en yıkıcı etkiye sahip olanı buydu.

10 tane kıza teklif etmişimdir instagram dışarda işyerinde.Başıma bela alacak durumlara bile girdim arkadaşlarım boylu poslu adamsın der.Ama bu kadar niye imkansız herşey her sabah kalktıgımda bu durum ne serseriliğim var ne birşey iş yerinde bütün gün çalışıp paramıda kazanıyorum.Takmayayım diyorum bu duruma ama görüyorum yolda giden sevgilileri ben neden istenmiyorum diyorum ne eksiğim var neden böyleyim.Takmadan yapamıyorum artık intiharı düşünüyorum.Ben nasıl tek başıma yanımda sevdiğim biri olmadan bir ömür geçirebilirim.Senelerce asosyal yaşadım kimseye zararımda yoktu kimseninde bana öyle daha mutluydum ama şu hayata döndüm geri mafoldum piskolojim alt üst hiç birşey yapasım gelmiyor bu olumsuz reddedilişler beni kahrediyor.piskologa gitmem şart oldu benim.Yoksa v...m kendimi hiç birşey olmazsa yolda 2 tane sevgiliyi v...m kendi kafama s.....m en son o kadar manyağım yani bu kadar takıyorum.Ben ne yaptım arkadaş kimsenin karısına kızına laf etmedim şuana kadar kendi halimde takıldım.Şuan birşeyler için mücadele ediyorum ama bu kız konusunda bu kadar mı kötü duruma düşebilirim.Yerle bir oluyorum kalkamıyorumda.Ne zararım olabilir benim bir insana alkol bile fazla içmem tek kötü alışkanlığım sigara

Ben de 27 yaşındayım, üstelik doktorum. Sosyal medya ve arkadaşlık uygulamalarının alayını kullandım, tık yok.😌

Lise arkadaşımın yaşadığı bir zorbalık olayını anlatacağım. Lise 3. sınıfa falan gidiyordum. Beden dersine girmeden önce arka sırada sıra arkadaşımla birlikte muhabbet ediyorduk. O zamana kadar ikimizinde hiç kız arkadaşı olmamıştı, konuştuğumuz konuların içeriği genelde kızlarla ilgili oluyordu. Benim sevdiğim kız başka sınıftaydı ama sıra arkadaşım sınıftan bir kıza aşık olmuştu. Bana kız hakkında onu çok sevdiğini söylüyor, nasıl çıkma teklifi edeceği hakkında planlarını anlatıyordu. Aslında her hafta ders aralarında ona olan aşkını anlatıyordu. Fakat bu sefer kafaya koymuştu, beden dersinde bu iş bir sonuca varacaktı. Sevdiği kız genelde diğer arkadaşlarıyla beraber dolaştığı için onu tek yakaladığı bir anda teklifi yapmayı düşünüyordu. Kız, futbol sahasından okul bloğunun girişine doğru yönelmişken boş bir zamanda kızı yakaladı ve fırsat bu fırsat diyerek çıkma teklifi etti. Kız, arkadaşımın suratına bakıp gülerek “sen ve ben mi ?” dedi. O sırada çevrede lisenin fırlama çocukları toplanmış, arkadaşımın saf duygularını eğlence malzemesine çevirmeye başlamışlardı. Kısa boyluydu(1.55) ve hiç sakalı yoktu. Çocuk gibi bir görüntüsü olduğunu söyleyerek sürekli alaya alıyorlardı zaten, alışmıştı bu duruma(alışmak zorundaydı). Fakat bu seferki farklıydı, çünkü gerçekten sevdiği bir kız tarafından zorbalık gördüğü kişilerin önünde reddedilmişti. Zorba grubu okul çıkışında arkadaşımı evine gidene kadar alay ederek takip ettiler ve çocuğun o gününü cehenneme çevirdiler. Çocuk evine gitti, evinde bile telefonunu sürekli arayarak taciz ettiler. Kısa boylu olduğunu, çocuksu bir görüntüye sahip olduğunu, ona aşkın yakışmadığını ima eder şekilde haftalarca dalga geçtiler. Ne kadar telkin etmeye çalışsam da ben de arada zorbalıklardan nasibimi alıyordum. İnsan ister istemez gerçek ve saf kötülüğün tanımını lise denilen kalplerin çürük olduğu, acımasız rekabetin ilk elden tecrübe edildiği, leş mekanlarda öğreniyor. Peki bu yaşanılan olayların izleri insanda ne bırakır, o gülerek reddeden kız ya da alay eden zorbalar bunu umursuyor mu acaba ? UZUN lafın kısası, kısa adama aşk yakışmıyor, diğer şeylerin yakışmadığı gibi...

Çirkin ve kısa boylu bir erkek düşünün. Aynada bakmaya kendisinin bile tahammül edemediği o çirkin suratı, üniversite ortamlarında sürekli insanların alaycı bakışlarına maruz kalacak... . Üniversiteye başlamamın üzerinden 1 hafta geçmişti. Sınıfta zar zor bir arkadaş grubuna dahil olmuştum. Her ne kadar çirkin ve kısa (insanların alt insan olarak gördüğü) biri olsam da sosyal becerilerimin biraz iyi olması sayesinde ortamlarda bulunabiliyordum. Arkadaş grubunda dört kız, üç erkek vardı. Hepsiyle tanıştım ve beraber bir kafeye gitmeye karar verdik. Ders bitiminde hep birlikte kafeye doğru yola koyulduk. Kafeye geldik ve hepimiz karşılıklı oturduk. Benim karşıma da güzel diyebileceğim, hoşlandığım bir kız oturmuştu. Menüyü elime aldım ve herkese ne alacağını sorduktan sonra garsona siparişleri verdik. Siparişlerimiz hazırlanırken herkes elindeki telefonlarla uğraşmaya başladı. İnstagramda takılıyorlardı fakat benim bir instagram hesabım yoktu (kameralara ve fotoğraflara küsmüş adamım ben, sonuçta kameralar çirkin ve kısa ucube adamları beğenmezler). Telefondan bir oyun açtım onu oynadım ben de. O sırada herkes birbirinin fotoğrafını çekmeye başladı. Neden çektiklerini sorduğumda instagrama atacaklarını söylediler. Ben paniklemeye başladım tabi, bu berbat tipimle sosyal insanların (2000 takipçili) instagram hesaplarında sergilenmek istemiyordum. Karşımda oturan kız (ortamın en dikkat çekici kızıydı) birden bire benim fotoğrafımı çekti. Ona fotoğrafı silmesini söyleyerek ricada bulundum(kibar bir dille). Hatta esprili bir dille gülerek tam olarak şöyle söyledim: “Lütfen fotoğrafı siler misin yıkık gibi çıkmışım”. Kızın tepkisi şöyle oldu: “Zaten yıkıksın”. Bunu o kadar soğukkanlılıkla ve yüksek sesle söyledi ki yandaki kızlar da duyup güldüler. Fotoğrafı silmediği gibi ona bakarak bir süre güldü. Yerin dibine girmiştim, boğazım düğümlendi. Biraz düşüncelere daldım, biraz daha vakit geçirdikten sonra çayımı da yarım bırakıp yanlarından ayrıldım. Eve doğru giderken tekrar tekrar düşündüm, sokakta başıboş yürürken yanımdan geçip giden uzun boylu ve güzel yüzlü insanların arasında sorgulayıcı düşüncelere daldım. Toplumda barınabilmek, hayatın güzelliklerine varabilmek artık sadece iyi özelliklere sahip insanların uğraşı olmuştu. Belki bu olayı yaşamasam kısa boyuma ve çirkin suratıma bakmadan benimle alay eden bu güzel kıza açılacaktım. Böyle bir aptallık yapmamışım iyi ki, ne haddime !

hikayeye göre efes’te, varlıklı ve yüksek statüdeki kocasına karşı sadakatiyle, iffetiyle ve bağlılığıyla ünlü olan bir kadın yaşarmış. bu kadın eşine öylesine bağlıymış ki, bütün antik yunanda örnek gösterilirmiş. bir gün kadının eşi, hiç beklenmedik bir şekilde, ansızın ölmüş. kadın, eşinin naaşını anıt mezara götürmüş. cenaze töreni düzenlenip defnedilene kadar eşinin başında durup yas tutacağına yemin etmiş. beş gün boyunca hiçbir şey yemeden eşinin başında beklemiş, ağlamaktan göz pınarları kurumuş, üzüntüden saçları beyazlamış. Bu arada da, idam cezasına çarptırılan birkaç tane haydut, aynı mezarlıkta asılarak idam edilmiş. ibret olsun diye cesetleri çürümeye bırakmışlar, aileleri ve haydut arkadaşları cesetleri yerinden almasın diye de cesetlerin başına bir asker dikmişler. gece olduğunda kadının ağlamalarını duyan asker, merak edip anıt mezara girmiş. dul kadının halini görünce içi parçalanmış, kadına kendi erzağından ekmek ve şarap vermiş. acının pençesinde debelenen kadın, daha da öfkelenip göğsünü dövmeye ve saçlarını yolmaya başlamış. asker, kadını biraz olsun yatıştırmış ve eşinin cenaze merasimini düzenlemesi için güçlü olması gerektiğini, bu yüzden de bir şeyler yemesini söylemiş. kadın ikna olmuş ve askerin verdiklerini yiyip içmiş. karnı doyan kadının algıları tekrar devreye girmiş; karşısında kendisine ilgi gösteren genç ve güçlü askeri görünce ona açılmış. laf lafı kovalamış ve o gece, cesedi daha yeni soğuyan merhumun önünde birlikte olmuşlar. sabah kalktıklarında, askerin korumak için görevlendirildiği haydut cesetlerinden birinin yerinde olmadığını görmüşler. görevi ihmal etmekten cezalandırılacağını bilen asker, şerefine sürülen böyle bir lekeyi taşımaktansa intihar edeceğini söylemiş. yeni bulduğu sevgilisini kaybetmeyi göze alamayan kadın, buna karşı çıkmış. hemen eşinin cesedini alıp kaybolan haydudun cesedinin yerine asmış ve hayduda benzesin diye bıçakla cesedin birkaç yerini çizmiş. böylece asker ceza almaktan kurtulmuş ve birlikte mutlu mesut yaşamışlar.

Adamın biri işten eve gelmiş; bir bakmış ki karısı başka bir adamla beraber… Hemen tabancasını almış ve, “Madem karımı istiyorsun, onu benden erkek gibi almalısın. Seni düelloya davet ediyorum” demiş… Öteki adam bunu kabul etmiş ama tam düelloya başlayacaklar, birinin aklına bir plan gelmiş. Diğerinin kulağına eğilip demiş ki, “biz neden birbirimizi öldürüyoruz ki!.. En iyisi yalandan ölmüş gibi ikimiz de yere yatalım. İlk önce hangimizin yanına koşarsa, o alsın” demiş. Bu fikir ötekine de pek mantıklı gelmiş… İki el silah sesinden sonra uzanmışlar yere, ölmüş gibi… Kadın silah sesini duyar duymaz öteki odanın kapısını açarak oraya sakladığı üçüncü erkeğe seslenmiş: “Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü!..”